28 Haziran 2013 Cuma

Yüzme Havuzu Dezenfeksiyonunda Ozonlama




Su dezenfeksiyonunda en etkili dezenfeksiyon yöntemi ozonlama yüzme havuzu suyu ıslahında önemli yer tutar.

Ozon, oksijen molekülünün iki oksijen atomuna parçalanmasına dayanır. Kararsız oksijen atomu oksijen molekülü ile reaksiyona girerek ozon molekülü oluşur. Bu olay yüksek elektrik arkında  meydana gelir.

Su dezenfeksiyonunda kullanılan klorlu bileşiklerinin trihalomethane (THM) oluşumuna neden olmaktadır. THM’lerin kansere neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ozonlama yöntemi su dezenfeksiyonda yaygın olarak kullanılmaktadır.

Ozon, sudaki kirliklerle reaksiyonunda kirilikleri parçalar ve ardında kalıntı bırakmayıp oksijene dönüşür. Ozon bakteriler özellikle virüsler üzerinde etkilidir. Ozon, klordan daha etkilidir ve çok daha güçlü bir şekilde havuzumuzdaki zararlı mikroorganizmaları yok eder ve tekrar oksijene dönüşür.

Ozon bakterilerin hücre duvarını parçalayarak öldürür. Çok kuvvetli bir dezenfektan olmasına rağmen ozon suda çok uzun süre kalmaz. Tek başına büyük sosyal tesis havuzlarında kullanılamaz klor ozona destek olarak kullanılacaktır. Etkili ve süreli dezenfeksiyon için ozon bakteri, virus, istenmeyen tat ve kokuyu yok edecek suyu dezenfekte eder, klor bazlı kimyasal havuz içinde anlık oluşacak kirliliklere karşı suya dozajlanır.

Ozonlama sistemlerinde havuz için uygun sistem ve cihazların seçilmelidir. Ülkemizde pekçok yüzme havuzunda ozonlama cihazları bulunmaktadır. Ancak bu sistemlerin pek çoğu doğru dizayn ve doğru cihaz seçimi yapılmadığından atıl olarak durumda olup ozonun sadece adı bulunmaktadır.

Ülkemizde bu ozon jenatörleri seçilirken cihazlar havuzların fiziki şartları, kullanım oranları, kullanıcı profili ve alanları dikkate alınmadan sadece havuz hacmi ile seçilmekte ve genellikle ikincil dezenfektan olarak görülmektedir. Ozon sistemindeki projelendirilirken kullanıcı yükü ve havuzun kullanım amacı (spor tesisi, sporcu havuz, üyelikli sistem, sosyal tesis vs.), sirkülasyon debisine göre dizayn edilmelidir. Ozon biçil dezenfektan olduğu durumlarda klor oranı düşük tutulabilir. Klor kullanımı oranı düşük değil klor oranı düşük tutulabilir. Zira havuzda 0,3- 0,6 ppm klor olması gerekiyorsa bu değerin sağlanması için gerekli miktarda klor dozajlanmalıdır.

Açık havuzlarda ozon sistemleri özellikle İstanbul şartlarında kısa sezonda (yaz sezonu yaklaşık 90 gündür.) yüksek maliyetler ve ozonun güneş karşısındaki dirençsizliğinden ötürü efektif bir sistem değildir. Ancak kapalı havuzlarda özellikle tercih edilmesi gereken güvenilir sistemdir.

6 Nisan 2013 Cumartesi

Kastane Bali Mucizemmm

Anne olduktan sonra dogal yontemlere olan ilgim daha da artti. Bu hem ogluma ilac vermek istememem hem de benim emziriyor olmam ilac alternatiflerini arastirmaya itti. 'Hastaliklarda ilac yerine neler kullanabilirim?' diye arastiriken, sosyal medyada uye oldugum gruplardaki pek cok yontemi not ettim. Ihtiyac hissettikce uyguluyorum.

Kestane baliyla iste bu gruplardan birinde tanistim. Ilk okudugumda 'Bal mi?' biraz garip ve yapiskan bir hal gozumun onunde canladi.  Sonra isyerinde bir arkadasin babasi vasitasiyla Bursa'dan kastane bali getirtdim. Bal biraz agir ve aromali olmasina ragmen biz normal bal gibi tuketiyorduk. Bir gun oksururken bali denemek aklima geldi, bogazima ve gogsume surdum uzerini ince bir havlu ile kapatip yattim. Sabah kalktigimda bogaz agrim azalmis ve oksuruk yumusamis hatta bir- iki oksurukle ifrazati attinca oksurukte gecmisti.  O gunden sonra bali sofradan kaldirdim ve 'kiymetlimisssss' edasinda saklamaya basladim. 

Bu yontemi oglumda da denedim. Oksuruklerinde bogazina bal surdum ve sabaha ayni etkileri onda da gorunce bircok kisi ile bunu paylasmaya basladim. Ozellikle ilk dusunulen sey bal yapis yapistir ve gece nasil onunla uyunur? Ama sanilanin aksine surerken krem, pomat ilac surer gibi suruyorum ve uzerini tulbent ya da ince bir havlu ile kapatiyorum. Sabah baldan eser kalmiyor vucut bali emiyor. Hatta cildi de yumusatiyor (: bebek cildi gibi oluyor.

Saglikli gunler,

TT

Icme (!) Suyu


Meslegim ve calisma alanim oldugu icin yazma ihtiyaci hissettim.

Sudan ne bekliyorsunuz? Saglikli su nedir?

Kirecli su sagliksiz degildir aksine RO (ters ozmos) cikisi kirecsiz su sagliksizdir. 

Aritma sistemi icin bunlarin tercihlerini iyi belirlemek lazim.

Espring ve muadili cihazlar karbon filtreleri ile klor ve yan urunlerini, mineral filtreleri ile agir metalleri vs.tutuyorlar. bunlarin bazilari ultrafiltrasyon (UF) filtrelerine sahip olduklarindan microorganizmalar (bakteri ve viruslerin) gecisini engeller ancak sertlik ki bu saglikli suda olmalidir gecisine, iletkenlik vb. parametrelerin gecisine izin verir. UF filtrasyon ile suyun kimyasal yapisi bozulmaz. Sehir sebeke suyunun degerleri ne ise cikis suyuda aynidir. Sert (kirecli) su ise caydanlikta kireclenmeye neden olur. Ancak mikrobiyolojik ve organik kirlilikler bertaraf edilir. Suyun tadi sizi rahatsiz edebilir bunun nedeni suda cozunmus minerallerdir.

RO (ters osmoz) ise sudaki pek cok iyonu, microorganizmalarin hepsini, cozunmus tuzlari alir ve saf suya yakin bir aritma saglar. Ancak icme suyu olarak cokta uygun degildir vucudun su ihtiyaci sadece H2O degildir. Bununla ilgili pekcok makale okuyabilirsiniz.

Iyon degistiriciler su yumusatma sistemleri ise sudan sertligi alir. (Kirecsiz su) ideal bir sistem ise sertlik disinda hicbir deger degismez. Suyun tadi iletkenlikten kaynakli garip gelir. Kullanim suyunda belli oranda bulunmalidir. Aksi takdirde sabun cok kopurur eliniz sabunlu gibi kalir. Icme yonunden sifir sertlik yine cok uygun degildir. Yine bununla ilgili pekcok makale bulabilirsiniz.

Sonuc olarak tam olarak ne istediginize karar vermelisiniz. Tat, kirec bir suyun saglik olup olmamasinin gostergesi degildir. 






18 Şubat 2013 Pazartesi

Oyun grubu ve eglenceli cocuk sarkilari


Bildigim cocuk sarkilari ile bir turlu oglumla eglenceli zaman geciremiyorduk ta ki Atolye Cocuk'a gidene kadar.. Hafta sonlari Iraz Toros'un yonetimindeki ebeveynli (anne ya da baba) cocuklu oyun grubuna devam ediyoruz.

Oyun grubunda bizler de pek cok sey ogreniyoruz. Daha once tehlikeli oldugunu dusunup vermedigim bir nesne ile ne cok vakit gecirip, kontrollu kullanarak kendisine zarar vermedigini aksine (bu benim kanaatim) ozguveninin artigini goruyorum.

Kimi hafta sabun rendeliyorlar, kimi hafta bambu cubuklara kucuk boncuklari gecirmeye calisiyorlar,  kimi hafta ellerinde yapistirici surmeleri gereken alan disinda rast geldikleri yere suruyorlar, hemen hemen her hafta boyalara bulaniyorlar.. Cocuklarda bizde cok egleniyoruz.

Eglenceli ve cocuklarla birlikte soylenecek bir cok sarki ogrendik. T. ile soyluyor dans ediyoruz. Baslar da sadece bakiyordu hatta ilgilenmiyor gibiydi. Ancak zaman icinde katilmaya basladi. Ilk "Ceviz Adam" sarkisinin sonundaki "ha ha ha" bolumune katildi. Cikartabildigi ses ile eslik ediyor olmak onu mutlu ediyor. Simdilerde ise sarkilardaki hareketleri yapmaya basladi, arada sesleri cikartmaya calisiyor aklina yaziyor gibi dikkatle agiz hareketlerimize bakiyor.

Bu sarkilari bilmiyorduk Iraz Toros'a tesekkur ederiz.

Benim gibi cocuk sarkisi bilmeyen annelere belki faydali olur:


  • BES YESIL SISE
-oncelikle bir elin parmaklari tek tek sayilir-
1-2-3-4-5 
-Hem5 parmak hem de haf;ften ritmik olarak beden sallanarak sarkiya baslanir-
5 yesil sise sallaniyor,
5 yesil sise sallaniyor,
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu. -pat yere dustu derken abartili bir sekilde yere eller vurulur-

- Dusen siseyi temsil eden parmak kivrilir ve kalan sise kadar parmakla sarkiya devam edilir.-

4 yesil sise sallaniyor, 
4 yesil sise sallaniyor,
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.

3 yesil sise sallaniyor,
3 yesil sise sallaniyor,
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.

2 yesil sise sallaniyor,
2 yesil sise sallaniyor,
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.

1 yesil sise sallaniyor,
1 yesil sise sallaniyor,
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.
Iclerinden biri 'PAT' yere dustu.

-eller sise kalmadi anlaminda gosterilir ve tersten sayilir-

5-4-3-2-1 kalmadi -tekrar eller kalmadi anlaminda gosterilir ve-

Kalmadi bitti siseler sallanmiyor, kalmadi bitti siseler sallanmiyor -diye sarkiya devam edilir eller birbirine vurularak.-

* Bu sarkida tum cocuklar PAT demeyi ya da yapmayi bekliyorlar ve cok egleniyorlar.

  • ORUMCEK
Bak bak bir orumcek duvara cikiyor gizlice, 
- 1 orumcek derken isaret parmagi ile bir yapilir ve eller ile orumcegin duvara tirmanisi gosterilir-
Bak bak bir orumcek duvara cikiyor gizlice,

Tavana variyor aglari oruyor, bir saga bir sola sallaniyor.
- Eller ile aglarin orulmesi gosterilir ve beden bir saga bir sola sallanir.-
Tavana variyor aglari oruyor, bir saga bir sola sallaniyor.

Hazir miyiz?

Sallan Sallan orumcek, yaylan yaylan orumcek -coskulu bir sekilde soylenir.-
Sallan Sallan orumcek, yaylan yaylan orumcek 

Daha yavas

Sal-lan Sal-lan orumcek, yay-lan yay-lan orumcek 
-yavaslatilmis sekilde daha sakin bir ses tonuyla soylenir.-
Sal-lan Sal-lan orumcek, yay-lan yay-lan orumcek

Sallan Sallan orumcek, yaylan yaylan orumcek -coskulu bir sekilde soylenir.-
Sallan Sallan orumcek, yaylan yaylan orumcek 

Bak bak bir yumurcak duvara bakiyor gizlice, 
- 1 orumcek derken isaret parmagi ile bir yapiliyor ve eller ile yumurcagin duvara tirmanisi yapilir.-
Bak bak bir yumurcak duvara bakiyor gizlice,

Duvara cikiyor aglari sokuyor, bir saga bir sola sallaniyor.
- Eller ile aglarin sokulmesi gosterilir ve beden bir saga bir sola sallanir.-
Duvara cikiyor aglari sokuyor, bir saga bir sola sallaniyor.

Hazir miyiz?

Sallan Sallan yumurcak, yaylan yaylan yumurcak -coskulu bir sekilde soylenir.-
Sallan Sallan yumurcak, yaylan yaylan yumurcak 

Daha yavas

Sal-lan Sal-lan yumurcak, yay-lan yay-lan yumurcak 
-yavaslatilmis sekilde daha sakin bir ses tonuyla soylenir.-
Sal-lan Sal-lan yumurcak, yay-lan yay-lan yumurcak

Sallan Sallan yumurcak, yaylan yaylan yumurcak -coskulu bir sekilde soylenir.-
Sallan Sallan yumurcak, yaylan yaylan yumurcak 

* Cocuklar baslarda sallanip yaylaniyor sonra zamanla orumcegin aglari orusunu yapiyorlar parmak uclarina kalkarak.. manzara cok neseli anne- baba- cocuk herkes eglenerek sarki soyluyor.

  • CEVIZ ADAM
Ceviz adam sip- sap- sup
Burnu uzun lu-lu-lu
Kasi keman giy- giy- giy
Saci ruzgar vu-vu-vu
Karni davul gum- gum- gum
Bizlere guler ha-ha-ha 

*Iste T. ha-ha-ha'yi soyluyor ve cok mutlu oluyor, artik elleri ile sip-sap-sup, kasini, sacini karnini gostererek eslik ediyor.-

  • MUZIK ALETLERI
Davul dedi ki "Gezmeye gidecez, gezmeye gidecez"
-karina vurularak biraz kalinca bir ses tonuyla soylenir.-

Keman dedi ki "Beni de goturun, ben de goturun."
-keman caliyormus gibi yapilarak  ince bir ses tonuyla soylenir.-

Piyano dedi ki "Ben de gelecem ben de, ben de gelecem ben de."
-piyonun tuslarina basar gibi yapilarak soylenir.-

Tef dedi ki " Hep birlikte birlikte, hep birlikte birlikte."
-elin biri tefmis gibi digeri ile calinarak soylenir.-

*gruptaki bir cok cocuk gibi T.'de once tef calar gibi ama ellerini tersten vurarak yapmaya basladi. sarkinin orasini bekler oldu (:

Orumcek, Bes yesil sise ve muzik aletleri sarkisini Youtube'dan bulamadigim icin sarkiyi soylerken yapilacaklari yazmaya calistim. Ceviz adam var.  

Biz bu sarkilar ve yazamadigim buna benzer sarkilarla cok egleniyoruz. Birlikte bir seyler yapabilmemin hazzini yasiyoruz.

Herkese bol kahkahali eglenceli gunler dilerim.

Sevgiler,

TT

17 Şubat 2013 Pazar

Organik mevzu uzerine..


Bu siralarda bu konu ile ilgili pek cok konusma oluyor. Ben de kendimce yasadiklarimi anlatmak isterim. Ailemizin 3. T'sinden sonra beslenme seklimizde de degisiklikler yaptik. Basta ona organik gidalar aliyorduk. Sonra organik ya da dogal aldigimiz gidalarin tatlarindaki farkliliklardan sonra 'Biz niye kaliteli beslenmiyoruz?' diyip tum evin mutfak alis- verisini organige cevirdik. 'Pahali mi?' derseniz bizce degil. Migros meyve- sebze alis-verisi ile kafa kafaya geliyor ki cidden degiyor.  Organik urun takintimiz yoktu ancak yavas yavas gorup tatdikca beslenme tercihimiz bu yonde yapmaya basladik. Muzun tadi gercek muzun tadinda, kokusuyla tadiyla bildigimiz muz, belki garip gelecek ama sarimsak halis muhlis Taskopru Sarimsagi kullaniyorum onun bile tadi farkli, kucucuk bir dis bile yetiyor, biz yillar icinde sarimsagin tadini bile unutmusuz.

Mutfak alis-verislerimizi genelde Feneryolu Sabit Pazar'da Mis Gibi Organik'ten ve carsamba gunu Ozgurluk Parki'na kurulan organik pazardan yapiyoruz. Zaman icinde tezgahlari ve markalari tanimaya basladik ve tercihlerimizi bunlara gore yapiyoruz. Hele ki Nadire Hanim, oglumuz icin elleri ile secer ve ne almamiz gerektigine dair bizi yonlendirir. 

En cok genetigi ile oynanan besin maddelerinde, kok bitkilerde (patates- havuc vb.), kuruyemis ve meyvelerde, pekmez ve sut urunlerinde ozellikle organik aliyoruz. Aldigimiz urunlerin raf omurleri cok kisa; yillarca (yaklasik 4 senedir.) kiler dolabinda duran cin misir aynen dururken birkac ay once aldigim misir cam kanavozda bir elime aldim ki kelebeklenmis. Bu bile benim su an dogru tercih yaptigimin gostergesi. Keza irmik, bulgur vs. ayni sekilde bozuluyor. Artik bu tip urunleri buzdolabinda sakliyorum ve tuketecemiz kadar aliyoruz. 





Uzayli anne geliyor kacinnnnn!

T. artik 19 aylik ve hala anne sutu aliyor ve hala rafine seker yemiyor. Bu ikisinin olmasi bile pek cok kisi tarafindan uzayli olarak addedilmeye yetiyor.

Rafine gidalarin ne denli zararli oldugu hala bilinmiyor. Hele ki seker.. tum organlar uzerinde yiprarici etkisi var. Ic yaglanmaya sebep oluyor. Uzak durulmasi gereken gidalarin basinda geliyor. Hatta sekerli meyveler bile ya hic tuketilmemeli ya da kontrollu tuketilmeliymis. Meyve sekeri konusunda cok basarili olamiyorum. Kuru kayisi, kuru uzum, incir vb. delisi bir oglum var, en azindan kontrollu tukettirmeye calisiyorum. 

En cokta bu seker konusuna takigim. Cocuguma seker yedirmemem uzerine nutuklar dinliyorum.' Ne olacak ki?', 'Birgun alisacak!', 'Tatsin cocuk neden mahrum ediyorsun?', 'Biz sizi boyle yetirstirdik, ne olmus?' gibi gibi hepsine cevabim var ama baazen susma hakkimi kullaniyorum. Burada bunu yazma nedenim belki de bu nutuklar! Toplu cevap hakkimi kullaniyorum.

'Ne olacak ki?' kanser olma riskini artiracagim! Evladini tum kotuluklerden korumak isteyen anneler elleri ile cocuklarini zehirliyorlar...

'Birgun alisacak!' birgun bu urunleri tuketecek biliyorum ama aliskanlik yapmamasi icin ben saglam temeller atmaya calisiyorum. Kontrollu tuketmeyi bilsin hatta yeri geldiginde bilincli olarak red etsin. Anne olarak gorevim bu..

'Tatsin cocuk neden mahrum ediyorsun?' Mahrum mu ediyorum? Neden mahrum ediyorum? Bu soruların cevabı basit anneyim ve evladımı koruyorum.

'Biz sizi boyle yetistik, ne olmus?' ne olmus hasta bir nesil daha otuzlu- kirkli yaslarda kanserle bir sekilde tanisiyoruz. 'Kanser hucresi sekeri sever.' her turlu seker hatta meyve sekeri bile suclu!!! Bizi bir sekilde yetistirmisler ama sonuclari gormuyorlar. Neden bu kadar cok vak'a var?


Hatta T.'yi krese baslatmayi dusundugumuz yuva tarafindan bile uzayli ilan edilmistim. 14. -15. ay civari ve gorusmeye gittigimiz yuvanin sahibi ve muduresine menuyu sordum. Normalde 24. aydan sonra hizmet veriyorlar ama talep uzerine 12 ay ustu icinde sinif olusturacaklardi. Olusturulacak sinif icin beslenmeleri ile ilgili hicbir duzenleme olusturulmamisti. Yemekler tuzlu, ara ogunler cikolatali ekmekli, kekli vs.'li oldugunu gorunce az tuzlu hatta tuzsuz yemek yedirdigimi sekeri ise asla vermedigimi soyledigimde karsimda oturan okulun muduresi 'Bunlara alisacak. Eninde sonunda bu cocuk seker yiyecek, seker kotu degil bla bla...' ile baslayip devam eden bir nutuk dinledim. Ben ne bicim bir anne idim. Gittim cocugumun yiyecegi seyleri sorguladim. O an, yuvanin daha iyi olacagini dusunurken, cocugumun bakimina ne yeyip icitgini kontrol edebilecegim yerde evimizde bakici ile devam etmesi gerektigine karar verdim. Sonra bircok kresin, yuvanin hatta anaokulunun menuleri inceledim genel olarak hepsi ayni idi. 

Bu beslenme konusunda yazacak ne cok olay var!! 

Sunu biliyorum ki benim gibi dusunen binlerce UZAYLI ANNE var yanliz degilim, dostuz dunyalilar..

Sevgiler,

TT



11 Şubat 2013 Pazartesi

Disler Geliyorrrr

Dis mevzusu tum annelerin ve babalarin korkulu ruyasidir. Cocugun duzeni bir anda alt ust olur. Aniden yukselen ates, huzursuzluk, burun akintisi, istahsizlik, sik sik uykudan uyanma, ishal vs. gibi kendini gosterebilir. 

Dis cikartmak, kendimi kucucuk bebegimin yerine bile koyamadim, ne buyuk bir acidir. Dusunurken bile beni benden alir, etten kemik cikmaya calisiyor. Bu kadar agir bir vakkayi cocuklar yine iyi atlatiyor.

T.'nin ilk dis ile ilgili huzurluklarinda arastirmaya basladim 'Ne yapabilirim?' diye. Bir cok kisi dis jellerinden vs.'den bahsediyordu. Ama biz 'Daha dogal ne olabilir?' diye arastiriken Facebook'ta annelerin olusturdugu gruba disleri cikmak uzere olan oglumu nasil rahatlatabilecegimi sordum. Gelen cevap kesin ve netti 'Baltic amber teething necklace'. Kehribar kolye oneriliyordu. Bildigimiz kehribar.. Biraz arastirma yapinca cidden bircok ulkede bu kolyeler cocuklarin dis cikartma donemlerinde yogun olarak kullanildigini ogrendim. Ozellikle Almanya, Isvicre ve Avusturya'da. Turkiye'de arastirdim yoktu. Hatta direk kehribar dis kolyesi olarak satiliyordu. Hemen yurtdisindan tedarik edebilecegimiz yollari arastirdik ve o sirada ABD'de olan bir tanidigimizdan istedik. 

Kehribar, bir tas degil bir recine oldugundan ten ile temas ettiginde vucudun isisi ile icindeki antibiyotik ve agri kesici etkiye sahip maddelerin vucuda gecip rahatlattigi soyleniyor. 

Biz kullaniyoruz. Oglumuzun disleri bir cok bebege gore rahat cikti. Hafif bir huzursuz ve sert seyleri yemek istememe disinda bariz bir problem yasamadik. Hatta 17. ayda doktorumuz 'Azi disleri cikartmis, bu cocuk ne buyuk izdirap cekmis, siz farkinda degilsiniz.' demisti. Evet huzursuzdu ama keyifsiz degildi ve biz cocugunu anlayamayan ebeveynler olduk. 

Kolyenin hikmeti ya da degil ama cevremdeki pek cok kisiye oneriyorum.

Inci gibi disleri olsun (:

Sevgiler,

TT